Orhan Kemal, Adanalı adam kösele ile oynar topunu...Haldun Taner'in şortu ise efsane. Pantolonu kesmemiş sanki katlayıp içe sokuşturmuş, olmuş bize şort. Halit Kıvanç da kesin konçları ile hava basmıştır akranlarına.
22 Mayıs 2011 Pazar
Kösele ile Vuralım Topa, Pantolondan Şort Yapalım !
Orhan Kemal, Adanalı adam kösele ile oynar topunu...Haldun Taner'in şortu ise efsane. Pantolonu kesmemiş sanki katlayıp içe sokuşturmuş, olmuş bize şort. Halit Kıvanç da kesin konçları ile hava basmıştır akranlarına.
26 Nisan 2011 Salı
Genç Kızlar Rıdvan'a Seslendi
27 Şubat 2011 Pazar
Beşiktaş'ta Çete Olmazmış !
Şu günlerde Portekizli futbolculara güzelleme niyetiyle yapılan "Çete" yakıştırması bir zamanlar yine Beşiktaş'ın gündemindeymiş.21 Haziran 2001 tarihli Fotomaç gazetesi haberi çok güzel bir başlıkla vermiş.
25 Şubat 2011 Cuma
Seninle İlk Defa

24 Şubat 2011 Perşembe
Ünlü Maradona Toptan Anlıyor
21 Şubat 2011 Pazartesi
Aykut Kocaman Röportajı (1998 Süper Futbol Dergisi)

Sezonu bir değerlendirir misin?
İstanbulspor’a gelince, zaman zaman başarılı oldu, zaman zaman ise düşüş gösterdi.Bence yeterli olmayan bir kadroyla şampiyonluk peşinde koşuldu.Sonuçta 4. olarak UEFA Kupası’na katılma hakkı elde ettik.Bu bizim gibi yeni kurulmakta olan bir takım için önemli bir başarıdır.
İstanbulspor 2 yıllık bir takım.1. lige çıktığı ilk yılı saymıyorum.Çünkü bir adaptasyon süresinin geçmesi gerekiyordu.Son iki sezona bakarsak, 4 büyükleri yenebilen, hatta her takımı içeride ve dışarıda yenebilen bir takım da doğru İstanbulspor olmazdı.Eğer başarının kalıcı olması isteniyorsa , bir süreç izlenmesi gerekiyor.Bence İstanbulspor bu süreci geçiriyor.Bu gelecek sezon daha değişik olacak.
19 Şubat 2011 Cumartesi
Tuncay'ın İtalya ve İspanya Hayali
17 Şubat 2011 Perşembe
15 Şubat 2011 Salı
Aurelio Değil Arif
13 Şubat 2011 Pazar
Ben Çocukken Bunları Çok Severdim

Ütmek-ütülmek, mızımak, kaptı kaçtı gibi terimlerin hayatıma girdiği 2 oyun.
Sıkması bir yana genellikle kabzası kırık olduğu için oradan akan suyu içmek keyifliydi.Elde tutulurken kenarlarını illa ki kemirirdik. O plastik kokulu su tadını hala hiç bir suda alabilmiş değilim.
Bu sakızın içinden araba resimleri çıkardı hastasıydı.Ama bunu normal haliyle değilde kurumuş çatır çutur ağızda kırılırken ki haliyle çiğnediğimi hatırlıyorum hep.
Şu sarı olanın oyuncağı vardı bende kim bilir şimdi nerede.Sonlara doğru bir beyaz gelmişti reyislik yapıyordu bunlara.Her biri de bir hayvandı.Siyah fil, sarı kaplan, filandı.
Eğer bir fen lisesi ya da anadolu lisesi kazanamadıysam ortaokul boyunca çoğunlukla yancı olarak gittiğim Berk Laser atari (biz ateri derdik gerçi) salonu yüzündendir. Mustafa mı dersin Tekken mi dersin.Bir futbol oyunu vardı balık vuruşu filan.Yedik ergenliği burada jeton peşinde.
Önce hüplet sonra gümlet aga, o kadar.
6 tane çekildi, dizisi yapıldı, çizgi filmi bile vardı.Hepsini de izledim.
Polis Akademisinin iki efsanesi, Takılböri (nasıl yazılıyorsa artık) de bambaşka bir adamdı yalnız.
Yemesi çileydi resmen.Bilmeyenler için şimdinin tofitasının daha sert hali.
Söze gerek yok,efsane hala dimdik ayakta...
Ekşinin ve tatlının bir arada olduğu en güzel tat...
Orta okul yıllarımda beton okul sahasının tozunu attırırken ayağımda emektar lig kramponlarım vardı.
Alışverişe gidince hep bu maymun logosu olan şeyler alırlardı.O zamanın lüks giyimiydi afedersiniz.
Bunlar ne kadar televizyona çıkardı ya.Ülkeler arası diplomatik mevzu çıkıyordu az kalsın.Bilmeyenler için Sarah ile Musa yazarsa google'a hikayeleri çıkacaktır.Şimdi ikisi de birbirinden ayrı hayatlarını yaşıyormuş.Olan bize oldu senelerce hikayelerinin akibetinin peşinden koştuk.
Ev tipi langırt gibi bir şeydi bu.Geriye doğru çek adamı bırak topu yollasın kaleye doğru.Bir de bunun penaltı çekişmelisi vardı.Resmini bulamadığım için koyamadım ama tek kişiyle oynandığı için de pek rekabet durumu yoktu haliyle.
Şimdi kolyenin içine bile şarkı yükleyip dinliyoruz anasını satayım ama bunun hastasıydım ya.Lise sona filan gelmiştim hala sağlam dururdu evde.Belki hala duruyordur.
Bunu kim bulduysa valla helal olsun.Bir ucu ağzına alıp üflüyorsun pota yada sepette ki topu havada tutmak için tık nefes olana kadar mücadele veriyorsun.Çocuk yaşımızda hayatın zorluklarına karşı dayanma iradesini bize öğretti.
Komik miydi lan bu? Komikti olm tabi.
Aslında bu meybuz değil de bizim Adana'da "eskimo" vardı. Bisiklette Selahattin amca yazları satardı.Bununla aynı görevi görürdü.O daha bir güzeldi
Çokomel hala var ve hala severim.Ama o zamanlar ayrıydı sanki tadı filan
Bu adam Savaş Ay'la A Takımı programına çıkardı sürekli.Anti-kahraman gibi bir şeydi.Kadınlara saydırır da saydırırdı e haliyle bizde gülerdik.
Aklım başımda izlediğim ilk Dünya Kupası öncesi oynadığım fifa serisinin bence en iyi oyunu.







