27 Aralık 2009 Pazar

Güney Afrika Karıştı


Güney Afrika'da 24 yaşında ki Steve Hamilton isimli Güney Afrikalı gencin Zimbabwe'lileri tarafından öldürülmesi nedeniyle,G. Afrikalılar,ellerinde sopalarla Zimbabweli avına çıkmışlar.Güvenlik güçleri de onları güvende olmaları için Peter Makoba stadına taşımış ve halen orada kalıyorlarmış.Bu stad Dünya Kupası için inşaa edilen stadlardan birisi.Ülkenin en güvenli şehirlerinden birisi olarak bilinen Polokwane (ki zaten kelime anlamı olarak da "güvenli bölge" demek) şehrinde yer alıyor.4 grup maçı burada oynanacak.Açıkçası son olaylardan sonra Polokwane "ülkenin en güvenli bölgesi" ödülünü haketmediğini sanırız gösterdi.

26 Aralık 2009 Cumartesi

Diego Gel Geri !




Diego Buonanotte,geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralı...River Plateimizin mükemmel bücürü...umarım o kötü haberi almayız,almayacağızda.

29 Kasım 2009 Pazar

Haddini Bil (!)



Şu gazeteleri keşke zamanında düzgün kesseymişim.Şu anda dünyanın adını ağzından düşürmediği efsane Barca futbolunu oynatacan Guardiola,henüz faal futboluna devam ederken (Brescia'da) bizim gazetelerimizden birisi kendisini belirtmek için "arkadaki" ifadesini kullanmış.Acaba haber neydi? Pep'i hangi takıma transfer etme çabasındaydı gazetemiz...

Gerisi Gelsin Artık !



Temiz bir galibiyet.Bundan sonrası gelsin artık ve şu takımın kalan kısmıda Agüero kadar versin kendini oyuna...10 puanla 17. sıradayız.

28 Kasım 2009 Cumartesi

Kim Bu 10 Numara Milli?


Ümit milli seviyede sanırım ismi Faruk'tu bu futbolcunun ama emin değilim açıkçası.Bu resmi görünce aklıma Berkant Göktan geldi...

Genç "Milli" Servet


Servet acaba burada kaç yaşında bilmiyorum,ama iyiki saçlarını uzatmış ve sakalına şimdiki şeklini vermiş.Farkettiniz mi bilmiyorum,yine bir duran top golü atmış ve gol sevinci hala aynı.Herhalde fotonun devamında yaşananlar da Servet en yakınında ki arkadaşına sarılmış daha sonra tek tek tebrikleri alarak yedek klübesine koşmuştur :)

Milli Takım Kaptanı İsmail


Yine eski arşivden bir foto.Sanırım Ümit Milli takım kaptanlığı yaptığı dönemden İsmail Güldüren.Nereden nereye...

27 Kasım 2009 Cuma

Pepe Ve Fatih Terim


Sayfayı düzgün kesmemişim zamanında.Sanırım ortaokul dönemimde topladığım futbolcu resimlerinden birisi buda.Habere o yüzden önem vermemişim.Fatih Terim'in Galatasaray'ın başındayken hazırladığı transfer listesinde (tabi gazeteye göre) o zaman Maritimo'da oynayan Pepe'de var.Ayrıca haberin içeriğine bakmaya çalışınca Yossi Benayoun ismide geçiyor sanırım.

Pardon?


"Genelde kalitesinin altında kulüplerde forma giydi ama sonunda kendini buldu."

Wenger Anelka için Arsenal'den ayrıldıktan sonraki süreci yorumlarken bu cümleyide kurmuş.Anelka,Arsenal sonrası Real Madrid,PSG ve Liverpool'da da oynadı.Wenger acaba Anelka'yı hangi takımlara layık görüyor?

Sahaya Diziliş...


Eski foto arşivimi karıştırırken,zamanında Türk takımlarına takip olacak olan PSG,Ac Milan ve Deportivo La Coruna için gazetelerimizden birinde diziliş hatta ileri geri nasıl oynayacaklarına kadar bir analiz yapılmış...

4-1-3-2'li PSG'nin hücum hattı çok etkileeyici açıkçası,3-5-2'nin Milanında 4 oyuncu halen 11'de yer buluyor kendine,4-4-2 La Coruna ise şampiyon efsane kadro ama sanki Fran sol açık mı oynuyordu?

26 Kasım 2009 Perşembe

Gary Lineker Derki;


"Real Madrid maçı güzel bir hatıra. O maçta üç gol atmış ve iki golümü ilk beş dakikada bulmuştum. Camp Nou'da 120 bin kişiyi görmek inanılmazdı. Bu bir maçtan daha fazlası ve başka hiç bir karşılaşmayla kıyaslanamaz. Statta gördüğünüz her Katalan, hala Franco'nun eziyetlerini üzerinde hisseder"

"Futbolun iki büyük ve başarılı kulübünü sahada görmek harika. Her zaman Barcelona'yı destekledim, özellikle de Real Madrid'e karşı. Umarım Katalanlar kazanacak"

Tottenham'da efsane olan Gary Lineker,Barca formasıyla da 103 maçta 43 gol atmış ve ilk El Classico'sun da 3-2'lik Barca galibiyetinde 3 Barca golününde sahibidir.

Johan Cruyff Der ki;


"Barça, Real'den en az bin kat daha iyi oynuyor"
"Barcelona'nın alışkın olduğu futbolu oynadığını görmek güzel. Bunun keyfini çıkarmalıyız. Şu an şampiyon, Madrid'den çok daha iyi oynuyor"
Madrid için;
"Liderler, iyi oynamıyorlar ama liderler. Şampiyonlar Ligi'nde ilerlemek için kendilerini geliştirmek zorundalar"

Kupada Üst Tur


Serie B ekibi Cittadella'yı konuk eden Napoli, 27'de Bogliacino'nun golüyle 1-0 kazandı ve tur atlamayı başardı.

El Classico Ertemo


A.A.: Rüştü’yü pek hararetle öpmüşsün hatırlıyor musun o anı?

E.Ş.: Aslında hatırlamıyorum inanırmısınız? Maçtan sonra ilk olarak eşim söyledi ne dediğinin farkındamısın dedi. Farkındayım sonra konuşalım dedim. Ellerinden öpüyorum heryerinden öpüyorum derken... Alnından yanaklarından gözünden... İnsanlar enteresan şeyler söylemeye başladılar ama o anı hiç hatırlamıyorum. Hatırladığım şeyler çok fazla değil özellikle son 10 dakikada. Şimdi öyle bir şey ki maçın son 20 dakikasını bırakın daha maçtan önce daha uçakta bana kaç olur 3-0 olur mu? Bir Liverpool faciası olur mu? 6 olur mu diye sordular. Ben yine kontrollüydüm 6-0’lık, 8-0’lık maç nasıl anlatılır? Ama Beşiktaş Chealsea’yi yendiğinde onu da biliyorum. Ama her şeye hazırlamak zorundasınız kendinizi... Maç öncesi Tuncay ve Tugay’la birlikteydik. Onlar bile beraberlik olsun iyi bir sonuç olur diyorlardı. Sokakta Manchester United taraftarı, ezeli rakipleri Liverpool’lu taraftarları alarak 8 işareti yapıyorlardı bize...


PS:Kaynak medya mahallesi

21 Kasım 2009 Cumartesi

Everybody Shut Up ! The Legend is Speaking...


"Raymond Domenech 16. Louis'ten beri gördüğüm en kötü Fransız hoca"

"Elimde olsa takımın başına Laurent Blanc'ı getirirdim. O Bordeaux ile şampiyonluk yaşamış, Dünya Kupası'nı kaldırmış bir isim. Üstelik bunu düşünen tek kişi ben değilim"

"Beni asıl şoke eden topu elle alması değildi. Asıl kötüsü, maçın sonunda tüm kameraların önünde İrlandalı oyuncuları teselli etmeye çalışmasıydı. Eğer İrlandalı olsaydım üç saniye bile yanımda duramazdı"


Malum maçtan sonra Domenech ve Henry ile ilgili sözleri...Sonuna kadar katılmaktayım.

Atletico Madrid ! Kendine Gel Artık !

Bundan sonra Avrupa'da taraftarı olduğum takımlarında maç skorlarını,haberlerini buradan geçmeye çalışacağım.Atletico'nun tek golü yine Kun'dan...

İspanya'da ki temsilcimiz Atletico Madrid ligin dibini çok sevdi ve inatla oradan gelmek istemiyor.Kötü gidiş devam etmekde.Bu haftada Deportivo La Coruna deplasmanında 2-1 yenilip bir 3 puan daha bıraktılar.Hemde 90'da yenilen gol ile...

İnönü'de 4,5 Yıl Sonra...


Altlardaki postlardan birinde İnönü'de gol yemeyen son kadroyu saymıştım.Bu akşam ki kadroda İnönü'de 10 maç sonra gol atamayan ilk kadro oldu.Maçla ilgili çok yerde çok şey yazılacak,yazıldı da.

Bana göre Fenerbahçe ilk 15 dakikadan sonra özellikle ilk yarının sonlarına kadar ve ikinci yarının başlangıcında çok iyi bir oyun ortaya koydu.Ancak yırtıcı özelliğinin dışında bitirici özelliği olmadığı için Colin, Sivok ve Ferrari arasında etkisiz kaldı ve gol gelmedi.Bence golü Fenerbahçe bulsaydı maçı koparanda sarı-lacivertli ekip olacaktı.Ancak Ümit Özat'ın sol kanat versiyonu bir orta sonucu Fink'in geldiğinden beri yaptığı tek doğru şey ile Bjk 1-0'ı buldu.Ne olduğunu anlamadan,20 saatlik yolculuk yapıp gelen,2 tane taş gibi play-off maçı oynamış Lugano'yu,uyum sıkıntısı çektiği Önder ile stopere koyunca Daum,ikinci goldeki hatası kaçınılmaz oldu ve 3 dakika sonra gelen 2-0'lık skor Fenerbahçeli oyuncuları maçtan aldı götürdü.Kazım'ın kırmızı kartı benim görebildiğim kadarıyla doğru hakeme Fuck off diyor ve normal olarak kızarıyor.Ama hakem özellikle ilk yarıda Bjk'nin sertliklerine çok çok göz yumdu ve bunlardan birisi G.Gönül'e yapılan hareket açıkça penaltıydı,bunu yan hakemin görmesi gerekirdi, bence aynı pozisyon Kadıköy'de olsaydı penaltı düdüğü kesinlikle çalardı.
Bjk iyi top oynayan Fenerbahçe'yi 3 dakika içinde çözerek temiz bir galibiyet aldı.bjk taraftarı her zamanki gibi yine muhteşemdi.Umarım bu yenilgi en kısa zamanda telafi edilir.

20 Kasım 2009 Cuma

İnönü'de Lugano yok


Bilica cezası sebebiyle oynayamayacak ama Lugano'nunda olmayışı kötü oldu.20 saatlik yolculuk yaptığını ve çok yorgun olduğunu söylemiş ve Bjk maçında oynamasının çok zor olduğunu hatta imkansız olduğunu da eklemiş.Bu durumda stoperde Önder'in yanında Bekir yada Deniz'le başlamak zorunda kalacak Daum ve buda bana hiç güven vermiyor.

19 Kasım 2009 Perşembe

İnönü'de Gol Yemeyen Son Kadro


Oğuz Dağlaroğlu (***), Mustafa Doğan (**), Ümit Özat (**), Zoran Mirkoviç (**), Samuel Johnson (**), Hakan Bayraktar (**), Ogün Temizkanoğlu (kaptan) (**) (Dk.65 Reinaldo Vicente Simão) (**), Haim Michael Revivo (**) (Dk.86 Fatih Akyel) (*), Ali Mehmet Güneş (**) (Dk.60 Abdullah Ercan) (**), Ceyhun Eriş (**), Niyazi Serhat Akın (***)

İnönü'de Son 10 Lig Maçı...


20.07.99 0-0

14.05.00 1-3 Münch / Preko(2),Moldovan

16.09.00 3-0 (6 yabancıyı saha süren M.Denizli ve Fenerbahçesi hükmen mağlup)

14.04.02 0-2
Serhat Akın(2)

20.04.03 2-0 Pascal Nouma,Sergen Yalçın

25.04.04 1-3 İlie / Serhat (2),Tuncay

30.10.04 1-2 Carew / Mustafa Doğan,Van Hooijdonk

18.09.05 1-2 Kleberson / Anelka,Tuncay

05.05.07 0-1 Mateja Kezman

29.03.08 1-2 Holosko / Güiza,Semih



Futbolun Ötesinde...


"Biz futbolun sahte dünyasının içindeyiz. Bu tamamen düzmece bir dünya. Bizlere, basit bir oyun oynamamız için milyon dolarlar veriyorlar, ama biz sadece sistemin devam etmesi için kendini satan köleleriz. Ben sadece futbolcu Almeyda, değilim. Ben bir babayım, bir insanım, bir çiftçiyim... Ve futbolun içinde kaldığım hergün gerçek Almeyda'dan uzaklaşıp kişiliğimi yitiriyorum."

13 Ağustos 2009 Perşembe

Juve'de İş Yaparlar...

Sebastian Giovinco
Claudio Marchisio
De Ceglie

Bu Zebralar'da İş Var...Juventus


Anlam olarak Latince gençlik anlamına gelen Juventus İtalya'da en geniş taraftar tabanına sahip klüptür. Dünyadaki taraftar sayısı 170 milyonun üzerindedir. Bu klüp G-14 ün dağılmasından sonra elit klüpler tarafından oluşturulan "Avrupa Kulüpler Birliği"'nin kurucu üyesidir.Yaklaşık olarak 50 kupa sahibi Juve bu dalda da İtalya'nın en başarılı takımıdır.Ancak...2006'da ki şike skandalıyla bu gururlu tarihini bir çırpıda atan takım seri b'ye -30 puanla başlamasına rağmen aynı yıl seri A'ya tekrar yükseldi ve şu anda ki kadrosuyla tekrar eski gurur dolu tabloları taraftarına armağan etmek istiyor.Şimdi bu kadroya bir göz atalım...

Kale:
Kale konusunda bu kadar rahat başka hangi takım olabilir...Dünyanın en iyi kalecisi Buffon siyah beyaz armayı göğsünde taşırken hiçbir juve taraftarı sanırım kale için şüphe duymuyordur.Avusturya'lı yedek Manninger'ın da Buffon efsanesinin gölgesi altında güzel günler geçirdiğinden kimsenin şüphesi yoktur sanırım.

Savunma :
Sol kanadı Molinaro sağ kanadı Grygera'ya emanet eden Juve tandemde geçen sezonu Legrotagglie ve Chiellini ikilisiyle geçirdi ve açıkçası bazı maçlarda bunun acısını çekti.Bu sene Real'den efsanevi savunmacı Cannavaro'yu taraftarların yoğun tepkisine rağmen transfer ederek Legro'ya yedek klubesi yolu gösterdiler ve tandemi sağlama aldılar.Her ne kadar Chiellini bu durumdan memnun olmayan açıklamalar yapsada Ciro Ferrera en iyi bildiği iş olan savunmada yine sıkıntı yaşamayacaktır.Tecrübeli Zebina,Barca'dan transfer genç ve yetenekli Caceres ve İtalyan futbolunun bel bağladığı De Ceglie Ciro'nun diğer alternatifleri arasında.

Orta Saha:
Genel görünüm itibariyle hazırlık maçlarında 4-3-1-2 oynatan Ciro, orta alanı Fiorentina'dan transfer Brezilya orta alanında değişilmez ismi olan Melo,geçen seneki performansı her ne kadar sakatlıklar ile sekteye uğrasada başarılı bir sezon çıkaran Sissokko ve Juve'de efsane olmaya aday Camoranesi ve ofans oyununun süper maestrosu Diego'ya emanet ediyor.Bu kadroda Melo ve Diego'nun yerlerinin garanti olduğu kanaatindeyim.Sissokko yerine genç Marchisio tercihi ve Camoranesi ile de Giovinco değişimleri orta alanı maç derecesine göre canlı tutmaya yarayacaktır.Forma şansı bulması halinde de Giovinco'nun bu sezon beklenen patlamayı yapması gerektiğine inanıyorum artık.

Hücum:
Transfer döneminde Trezeguet'i takımdan göndermek için çok uğraşan İtalyan medyası hüsrana uğramış gibi görünüyor.Gerçi Del Piero,Amauri,Iaquinta üçlüsünden formayı kapması kolay değil ama futbolu artık günden güne maç sonrası arkadaşlarını tebrik eden müzmin yedek konumuna geçen Trezeguet'nin de pek böyle bir tercihi yokmuş gibi görünüyor.Del Piero ve Amauri,Diego'nun da katılımıyla çok can alıcı bir ofans hattı kurdular ve bu üçlüye zaman zaman Giovinco ve Iaquinta'nın da katıldığını düşününce bana göre Seri A'da İnter ve Napoli'den sonra en can alıcı forvet hattına sahip olacaklardır.

Özellikle Şampiyonlar Liginde başarıyı hedefleyen bir kadro kurulduğuna inanıyorum ve Pep Guardiola'nın devriminden sonra gelen akımla başa geçen Ciro bu hedef için yeterli isim olup olamayacağını zaman içinde bizlere gösterecektir.

11 Ağustos 2009 Salı

Marsilya'dan Parlayacak Yıldızlar....

Charles Kabore
Hatem Ben-Arfa
Lucho Gonzalez
Mamadou Niang

Fransa'nın Tepkisi "Marsilya"


Taraftar kitlesi olarak muhalif ve tepkici "Ultras Marseille" gibi büyük bir gruba sahip Marsilya açıkçası son dönemlerde taraftarına layık olamıyordu.Gerek ligde gerekse Avrupa'da arzu edilen başarılar bir türlü gelmiyordu-ki- Gerets'li geçen sezona kadar.Şampiyonluğu takımı bırakacağını açıkladıktan sonra ki tökezlemeler yüzünden Bordoeux'ya kaptırdılar.Bu sezon ise flaş ve yerinde transferler ile yine iddaalı bir şekilde geliyorlar.

Kale:
Marsilya kalesi bu sene de geçen sezon ki başarısının ardından Milan ile anılan ve Fransa milli takımının kalesinin Hugo Lloris ile gelecek senelerde teslim edileceğine inanılan Mandanda'ya emanet olacak.Açıkçası Mandanda ilk bakışta kaleci fiziğine (nasıl bir fizikse o?) sahip değilmiş gibi görünsede çok çevik ve bir kaleciden beklenmeyecek sürate sahip.Kısa mesafeli pozisyonlarda çok aktif ve hızlı hareket edebiliyor.Yeni transfer Andrade'de yedek klubesinin sahibi olacak ve büyük ihtimal Fransa kupasında kaleyi teslim alacaktır.

Savunma:
Geçen seneki klasik geri dörtlüsünde Boonart Givet Rodriguez Taiwo yer alırken bu sene savunmaya Diawara,Fomen,Heinze gibi transferler yaptılar ve bu isimlerden Diawara ile Heinze direk ilk 11 için yapılan transferler olduklarını gösterdiler.Ancak ligin ilk maçında Taiwo ve Heinze'yi birlikte oynatan Deschamp 3-4-3 görünümüyle sahaya çıktı ve bunu tüm sezonda yapacak gibi görünüyor.

Orta Saha:
Kişisel olarak benim çok beğendiğim ve Habip Beye'nin ayrılışından sonra takım kaptanlığıda yapan Lorik Cana'nın ayrılması Marsilya orta alanını çok etkileyecektir demek isterdim ama yine benim hayran olduğum diğer bir isim Lucho Gonzalez'i hatırı sayılır bir bonservis ücreti ödeyerek alınca açıkçası pekte Cana aranmayacak gibi.Gerçi Lucho ciddi bir sakatlık geçirdi ve bir süre yok ama yinede tüm sezon göz önüne alınınca bu transfer çok olumlu etkiler yapacaktır.Orta sahada göze batan isimler yeni kaptan Cheyrou,Valbuena,Beşiktaş'tan giden Cisse ve yeni transfer Abriel.Ayrıca bir parantez açmak istediğim isim ise 88 doğumlu genç Burkino Faso'lu Kabore olacaktır.Hem savunmanın sağı hem orta alanın sağında görev alabilen nispeten hücum gücü daha yüksek olan bir oyuncu ve gelecek vadetmekte.Deschamp'ta zaten ligin ilk maçında ona 90 dk görev vererek inancını gösterdi.Sakatlıklarda kurtulabilirse büyük potansiyelli Ben Arfa,artık Benzema'nın da olmadığı Fransa liginde beklenen patlamayı yapacaktır.

Hücum:
Ravanelli,Duggary,Drogba,Cisse,Nasri,Ribery...saydığım isimler Marsilya'nın geride bıraktığı dönemlerde forvet hattında görev yapan isimler.Demek istediğim oldum olası Olimpikler hücumda güçlü oldular.Şimdiye bakınca Niang,dev cüssesiyle defansları adeta dağıtan Brezilya'lı Brandao,Fildişili Bakary Kone ve son transfer Fernando Morientes.Bu forvet hattını evir çevir kullan Niang-Morientes-Kone kanat akımlı,Morientes Brandao ikili arkalarına serbest Ben Arfa yada Valbuena vs kombinasyonlar çoğaltılabilir.Lucho iyileşip Ben Arfa ile sahaya sürüldüğü zaman açıkçası bence çok etkili bir ofans gücü olacaktır.

Şampiyonlar Ligini kazanan ilk ve tek Fransız takımı olan Marsilya bu sezon Fransa Lig 1'de mutlak favorim ve Şampiyonlar Ligi'nde süpriz takımımdır.