Adanaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adanaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2011 Cuma

Seninle İlk Defa

İlk gittiğim maçı öyküleştirebilecek kadar ayrıntılı hatırlamıyorum açıkçası.Babamın işi gereği gezip durduğumuz memleketlerden birisi olan Diyarbakır'da ilkokula gidiyordum o zaman.Normalde bizim ailemizde maça gitmek demek kötü bir şeydi.Maçlarda ya küfür olur ya kavga çıkar kesin başıma bir iş gelirdi.Bende daha 8-10 yaşında ilkokul veledi, Barış Gerçeker'in orta okul yıllarındakinden daha da minimal bir haldeydim.Tahminen 1 metre civarında boyum 35-40 civarında da kilom vardı.En ön sıraların vazgeçilmez elemanıydım.


Sebebini tam hatırlamıyorum ama nasıl olduysa babam, abim ve ben Diyarbakırspor-Malatyaspor maçına gidiyoruz.Sanırım aslen Malatyalı oluşumuz , babamın memleket hasretini artırmış olacak ki bizi götürdü o maça.Benim için enteresan bir deneyim, statta maç izlemek hakkında en ufak bir fikrim yok zira televizyonda izlerken tribünlerin de o stadın bir parçası olduğuna inanmışım.Yani o insanlar neden orada diye sormamıştım kendime.O yaştaki bir çocuk için fazlaca salaklık.
O zamanlar Diyarbakır ile Malatya kardeş takımlar olarak bilinirdi.Benim de boynuma annemin ördüğü enine sarı-kırmızı çizgili bir atkı takıp çıkardılar evden.Stad şehir içerisinde olduğu için gitmek pek uzun sürmedi.Babam'dan dolayı o gün , daha sonraları ne büyük çile olduğunu anlayacağım bilet kuyruğu ve kapıda bekleme durumlarını yaşamadan stada girdik. Hava kış olmasına rağmen hayal meyal hatırladığım stat oldukça doluydu.Taraftarlar yarı yarıya ayrılmış ve karışık oturuyordu.Maç da maçtan önce denildiği gibi 0-0 bitti. Benim için en enteresan olan şeyler ; okul dışında bir yerde İstiklal Marşı duymak, canlı canlı futbolcu görmek, Babamı ilk defa küfrederken görmek, "Türk-Kürt kardeştir, ayrım yapan kalleştir" tezahüratından yola çıkarak, en yakın arkadaşlarım ve komşularım olan Kürtlere karşı bir ayrımcılık yapıldığını öğrenmiş olmaktı.

Ondan sonra bir daha D.Bakır'da maça gitmedim sanırım.Ardından Adana'ya tekrar taşınınca bu da Cem Uzan'lı Adanaspor dönemlerine denk geliyor.Bol bol 4 büyükler maçına gittim.Hatta D.Bakır'da ki evimizde Adanaspor'un play-off finali oynayıp Birinci Lig'e çıktığı Eskişehirspor maçını izlerken çok sevinmiştim.
Gittiğim ilk Adana Demirspor maçı ise sanırım 2001 yılında bir final niteliğinde maçtı.Demirspor "yine" 3.ligde bu sefer şampiyonluğa oynarken son maçta her şey belli olacak.Tarsus İdman Yurdu rakip.Biz de lise-1 'e giden ama okumakta pek gözü olmayan ergenler olarak yine okuldan kaçıp bu maça gittik.O sırada bir de lider Maraşspor olduğundan o maçtan gelecek haberleri de ellerinde radyo takip eden abiler var statta.Maraş'ın rakibi İskenderun Demir Çelikspor, işçi takımı kardeşi ADS'ye kıyak yapmış o maç 1-1 bitmiş.ADS de TİY'i 4-0 yenmişti ve 1 puan farkla lider olup 2. lige çıkmıştık.Gittiğim ilk maçta Demirspor'u şampiyon yaptım.Ertesi sene de play-off sonucunda üst lige çıktık ama ardından daha şampiyonluk göremedik :)


24 Şubat 2011 Perşembe

Geç Gelen Bir Maç Yazısı ; Adanaspor:2 - Giresunspor:2

2’SİNE DE YARAMADI


Düşme hattının gerginliği ve hırsı arasında kalmış iki takımın mücadelesi izleyenleri (tarafsız olanları) tatmin eden bir düzeydeydi dersek yanılmış olmayız. İlk 10 dakika da istekli olan Adanaspor sol bek Anıl ile sol koridoru, sağ iç (eskilerin sağ iç haf dediği) İzzet ile de, sağ koridoru kullanarak tabir yerindeyse “sağlı sollu” ataklarla Mbilla’yı beslemeye çalıştılar. Giresun ise geldiği ilk pozisyonda bir duran top organizasyonu ile (bu sefer çalışmamışından) Adanaspor’un adam paylaşımsızlığı yüzünden Ali’nin kafa ile aşırtması Aydın’ın da tek dokunuşu ile 14’te skoru 0-1’e getirdi.


Öz çocukları güneş altında kararan Adanspor’un ilk yarı boyunca en çalışkan ismi orjinden kara olan Kibong’du. Ofansta renkdaşları Fredrick ve Mbilla’yı desteklemeye çalışırken, orta sahada da Fahri’nin savurganlığını toparlamaya çalıştı.Ülkenin bayrak takımı Beşiktaş’a stoper veren Adanaspor’un forveti bu kadar paylaşımcı değildi ne yazık ki. Aldığı her topu sol ayağına güvenip kaleye göndermek isteyen Fredrik birkaç gol pozisyonunu harcasa da Mbilla’nın golüyle skorun 1-1’e gelmesi sayesinde bu unutuldu. Ortayı yapan isim İzzet , gecenin başarılı isimlerinden birisiydi.Giresunspor gerek öne geçtiğinde gerekse beraberlikte “ne koparsam” kardır mantığı doğrultusunda hep yaslandı.İlk yarı bitmeden ikinci kez gelen Giresun, direğe vurunca topu skor 1-1’de kaldı.Adanaspor ikinci yarı da yine atak başladı.Maç ilk yarının kopyasıydı desek yanlış olmaz.Adana bastırırken maçın iyisi (hatta genel anlamda takımın en iyilerinden) Anıl Karaer’den gereksiz bir top kaybı -ki en kritik bölgede- yine Ali’nin tek top ortası, Aydın’ın kafa vuruşu ile Giresun bir kez daha öne geçti. Savunmanın bu golde de “adam paylaşımı” ne demektir konulu bir sempozyuma katılması gerektiği gerçeğini görmüş olduk .


70. dakikayı geçtikten sonra Kibong öyle bir gol kaçırdı ki kendi bile 30 saniye çöküp kaldı.Ardından tribünlerden gelen “Osman İstifa” seslerinin gazıyla mı artık bilinmez Talha “yaradana sığınıp” sol ayağıyla vurdu ve hem skoru 2-2’ye getirdi hem de güney tarafında ki kale ağlarının rutin örümcek ağı temizliğini yapmış oldu.Golden hemen sonra ve maç bitiminde de tribünlerden yükselen ses hala aynıydı , mavi lacivert eşofmanlar giymiş olan teknik direktör Osman Özdemir’e ithafen ; “Osman İstifa”.