ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2011 Cuma

İngiltere'nin İlk Kadın Futbol Takımı


British Ladies Football Club (Soldan ikinci Nettie Honeyball)

İngiltere'de kadınlar arasında futbolun temellerini atan ilk ekip, yaklaşık 30 tane genç İngiliz kadındı. 1894 yılında Nettie Honeyball'un öncülüğünde British Ladies Football Club adıyla kurdukları futbol takımı, bu 30 genç kadının erkekler arasında bile devlet engeline maruz kalan futbolu cins ayrımına karşı bir duruş olarak kullandıkları yazılır kaynaklarda.

Antrenmanlarını Hornsey'deki Alexandra Park'ta yapan ve antrenörleri de Tottenham'lı J. W. Julian olan İngiliz kadınların ilk maçlarını, onların futbol oynamasına karşı duran İngiliz Futbol Federasyonu yetkililerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 10.000 kişinin izlediği rivayet edilir. Şubat 1985 yılında Daily Skecth'e verdikleri röportajda, kadınların da erkekler gibi bu oyunu oynayabileceğinden ve seksist yaklaşımlara karşı durduklarından bahsediyorlar. Kabul etmek gerekir ki ilk futbolcu kadınlar, feministti. İngilizlerin ünlü feministlerinden Florence Dixie'nin başkanlığını yapmayı kabul ettiği kulübe verdiği mesaj da bunu destekler nitelikte: "Kadınlar da tüm kalpleri ve ruhları ile bu oyuna dahil olmalılar."

Feminist ve futbol aşığı kadınlar da olsalar ilk sorunlarından birisi maç yaparken ne giyecekleri yönündeydi. Fotoğraflardan da görüleceği gibi elbiselerini genelde rahatlık üzerine kurulu modellerden seçmişler. Bol bluzlar, rahat pantolonlar/etekler. Ancak hepsinde Ortodoks inançlarına uygunluk en temel dayanak olarak göz önünde bulundurulmuş. Hatta Güney ve Kuzey Londra kadınlarının arasında oynanan karşılaşma sonrası Manchester Guardian'da çıkan haberde: "Kadınların bu kıyafetleri nedeniyle futbollarının pek ilgi çekeceği söylenemez." cümlesi dahi kullanılmış.

Daily Sketch ise bu maçın sonucuyla ve oynanan futbolla ilgilenmiş: "Kadınlar arasında oynanan karşılaşmanın ilk dakikaları her şeyi ortaya koydu. Futbolda olması gereken hız, karar verme, beceri ve cesaret onlarda yoktu. Sadece sahada amaçsızca koştular. Sonuç olarak Kuzey Londra (kırmızılar) Güney Londra'yı (açık mavi ve beyaz) 7-1 mağlup etti."

Takımın Bury ile oynadığı ve 3-3 biten maçla ilgili ise The Bury Times: "Daisey Allen, daha önce oynadığı iki maçta olduğu gibi yine mükemmeldi. Bu ufaklığın sanki 4 ayağı var." cümlesini kullanmış. Bahsi geçen Daisey Allen, sadece 11 yaşındaymış.

Nettie Honeyball

İngiltere'de kadın futbolunun 'annesi' olarak anılan Nettie J. Honeyball hakkında bu takımın kurucusu olduğu ve feminist olduğu dışında çok fazla bir bilgi yok. Eğer kaynaklar doğruysa, henüz 23 yaşında futbol kulübünü kurup 30 yaşında hayata veda ediyor. O öldükten bir sene sonra yani 1902'de de İngiltere'de kadınlar arasında futbol oynamak yasaklanıyor.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Futbol Oynarken Böyle de Ölünür mü?


Futbol sahalarında kalp krizi geçirerek ölümler, evlerden ırak ve Allah rahmet eylesin, ne yazık ki hani oluyor diyoruz.

Ya da saha dışı diyelim en azından futbolla ilintili, maçta kendi kalesine gol attı diye öldürülen Kolombiyalı...

Velev ki 1280 yılında İngiltere'de bir futbol (modern anlamda oynanan cinsinden olmasa da) maçında kayıtlara enteresan bir ölüm haberi geçmiş. Theo Stemmler'in kitabından aynen aktarıyorum:

"William de Ellington oğlu Henry pazar günü Ulkham'de kutsal teslis bayramında David Le Ken ve daha başkalarıyla birlikte maç yaptığı sırada David'in üzerine doğru koşmuş ve onun kamasına saplanarak ölmüştür. Aynı anda ikisi de topa doğru koşarken çarpışmışlar ve David'in kemerinde asılı duran kama Henry'nin karnına saplanmıştır. Zira kamanın ucu kınının ucunu delip dışarı çıkmıştı. Henry bir kazaya kurban gitmiştir."

Allah düşmanımın başına vermesin.

27 Kasım 2011 Pazar

Alan Mullery ve İngiltere Tarihinin İlk Kırmızı Kartı


Bundan 5 gün önce 70. yaşının bitimini kutladığımız (ya da en azından tanıdıkları tarafından kutlanan) 1941 doğumlu İngiliz futbol adamı ve menajer Alan Mullery'yi sayfaya taşımaya karar verme nedenim zaten yazının içerisinde yer alacak hele önce bir kimmiş bu amca tanıyalım:

En şaşaalı günlerini 1958 ve 1976 yılları arasında formasını giydiği önce Fulham ardından da Tottenham'da yaşayan sağ kanat oyuncusu, daha sonra futbolu bıraktığı 1976'dan 1997 yılına kadar da teknik adamlar yapıyor; pek de iç açıcı olmayan performanslar göstererek.

Şu anda Sky Sports'ta yorumculuk yapan ve kariyerine 1 lig, 1 FA Cup bir de UEFA Kupası da katan Mullery'nin asıl şöhreti 1968 yılında düzenlenen Avrupa Kupasından gelir. Yarı final karşılaşmasında Yugoslavya ile oynayan maçta, İngiltere Milli Takımının sağ açığı Mullery'dir ve bir pozisyonda rakip oyuncu Triviç'in faulüne maruz kalır. Ne şaşırtıcıdır bir Dünya Kupasında, bu blogun isim babası Diego Simeone'nin kendisine yaptığı faul sonrası Arjantinli oyuncuya tekme atarak kırmızı kart gören bir başka İngiliz sağ açık olan David Beckham gibi Alan Mullery de Triviç'in faulüne çok sinirlenir ve rakibine tekmeyi basar. Ancak bu, Beckham'ınki gibi nazikçe bir dokunuş değildir ve Yugoslav oyuncunun bacağı kırılır. Mullery de kırmızı kart görerek oyundan atılır.

İşte Alan Mullery, böylece İngiltere Milli Takımıyla uluslararası bir maçta kırmızı kart gören ilk futbolcu olarak tarihe geçer.